14 Kasım 1888. Gece yarısını vuran çanlar, sisin nemli duvarlarına çarpıp boğularak yitiyordu.
Sör Alistair Montgomery Vance, gümüş saplı şemsiyesini St. Jude Yoksullar Evi’nin önündeki çamurlu kaldırıma vurduğunda, metalik ses boş sokakta yankılandı. Alistair için dünya, ondalık sayılardan ibaretti; ancak bu matematiksel zekası, kendi soğuk kalbinin insanlara duyduğu o derin tiksintiyi örtmeye yetmiyordu. Sağ eli, cebindeki gümüş mezurayı sıkarken titriyordu; düzensizlik, onun en büyük kabusuydu.

